…
03 Mayıs 2019, Cuma Ankara,TÜRKİYE

7. Aile Şûrası'nın Açılışı Cumhurbaşkanı ERDOĞAN ve Bakan SELÇUK’un Katılımıyla Gerçekleşti


Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt SELÇUK, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın teşrifleri ile Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 7. Aile Şûrası'na katıldı.

İşaret Dili ile izlemek için tıklayınız …

Şûra’nın açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, "Millet olarak çağın hastalıklarına karşı elimizdeki en büyük imkan, tüm saldırılara rağmen halen varlığını güçlü bir şekilde devam ettiren aile kurumumuzdur." dedi.
Yeni dönemin de en büyük mağdurunun aile kurumu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bilhassa aile değerlerinde çok ciddi erozyonlar yaşandığını bildirdi.
Mahremiyet algısı yozlaşırken maalesef mahrem alan kavramının gün geçtikçe anlamını yitirdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, "Önceki dönem nasıl geniş aileyi adeta ortadan kaldırmışsa bu yeni dönem de çekirdek aileyi çözüyor, yıkıyor. Bu sorun sadece ülkemize mahsus da değildir. Aile kurumu kültürlerden ve toplumlardan bağımsız olarak tüm dünyada güç kaybetmektedir. Özellikle Batılı ülkelerde aile kavramının içi boşalırken anne babanın yerini ya tek ebeveynli bir model ya da tek kişilik hayat biçimi alıyor." diye konuştu.


“Çağın Hastalıklarına Karşı Elimizdeki En Büyük İmkân Varlığını Güçlü Bir Şekilde Devam Ettiren Aile Kurumumuzdur”

İnsan fıtratına aykırı sapkın ilişkilerin belli çevreler tarafından kasıtlı şekilde meşrulaştırılmaya çalışılmasının da aile kurumuna yönelik ana tehditler arasında yer aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Nikâh akdinin değersizleştirildiği, evlilik dışı ilişkilerin normal sayıldığı, boşanmanın adeta teşvik edildiği sancılı bir süreçle karşı karşıyayız. Millet olarak çağın hastalıklarına karşı elimizdeki en büyük imkân, tüm saldırılara rağmen halen varlığını güçlü bir şekilde devam ettiren aile kurumumuzdur. Bu açıdan adına aile dediğimiz mukaddes ocağın yaşatılması, tehditler karşısında korunması son derece önemlidir. Ailede çözülme olursa, millet olarak varlığımızın tehlikeye girmesi de kaçınılmazdır. Nesli muhafaza etmenin yolu da aile kurumuna sahip çıkmaktan geçiyor. Bu, olmazsa olmazımızdır. Keza devleti korumak da ancak aileyi korumakla, kollamakla mümkündür."


“Dünyaya Örnek Olacak Sosyal Devlet Projelerini Hayata Geçirdik”

Bu anlayışla aile kurumunu güçlendirecek, ailelerin yükünü alacak politikalara özel önem verildiğini belirten Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, sözlerine şöyle devam etti:
"Açık söylemek gerekirse Türkiye, tarihinin en kapsamlı sosyal devlet uygulamalarıyla bizim dönemimizde tanışmıştır. Biz başkaları gibi sosyal devletin istismarını yapmadık, bilakis tüm dünyaya örnek olacak sosyal devlet projelerini hayata geçirdik.”


“İhtiyaç Sahibi Vatandaşlarımıza 290 Milyar Lira Tutarında Sosyal Yardım Yaptık”

Sosyal yardımların 2018 yılında 43 milyara yükseldiğine değinen Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, “Son 17 yılda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 290 milyar lira tutarında sosyal yardım yaptık. Bu işi insanları rencide etmeden yürütmek için halen 2 milyon vatandaşımızın düzenli sosyal yardım aldığı sosyal yardım kartı projesini uygulamaya koyduk. Her nikâh töreninde tekrar tekrar ifade ettiğim en az 3 çocuk tavsiyemize ekonomik destek sağlamak için doğum yardımını başlattık. Sadece ekonomik destekle yetinmeyerek ailelerimizin psikososyal, sosyokültürel olarak da yanlarında durduk."


“Güçlü Milletler, Güçlü Ailelerden Oluşur”

Hayata geçirilen Aile Sosyal Destek Programı ASDEP ile sosyal politikalarda arz odaklı yeni bir dönem başladığını aktaran Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, bu programla vatandaşların ihtiyaçlarının yerinde tespit edilerek ilgili kurumlarca giderilmesinin ve böylece vatandaşların hayat şartlarının iyileştirilmesinin sağlandığını bildirdi. Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, şunları kaydetti:
"Güçlü milletler, güçlü ailelerden oluşur. Onun için yıllarca bu ülkede kısırlaştırma adına her şeyi yaptılar. 'Doğum kontrolü' dediler, 'aile planlaması' dediler, değişik isimlerle bize nüfuz etmeye çalıştılar ve ilginç olan şey şu, tabii ki atılan bu adımlarla da nüfusumuz azaltıldı. Ben bir kardeşiniz olarak, bu milletin bir evladı olarak bu gidişi doğru bulmadım, bulmuyorum. Değerli arkadaşlar bu toplumun kahir ekseriyeti Müslüman, şunu unutmayalım, her doğan rızkıyla doğar, rızkıyla gelir. 4 çocuğum da rızkıyla geldi. Hepsi bereketlendirdi. Şimdi 7 torunum var. Hele hele nitelikli aileler, güçlü aileler olarak nitelikli bir nesli biz yetiştirirsek bu milletin önünde kimse duramaz.”


“1 Milyon 357 Bin Hanedeki 3 Milyon 125 Bin Kişi Ziyaret Edildi”

2 yılda 1 milyon 357 bin hanedeki 3 milyon 125 bin kişinin ziyaret edildiğini belirten Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, “Vatandaşlarımızın sosyal hizmetlere giriş kapısı niteliğindeki 325 sosyal hizmet merkezini hizmete açtık. Evlilik çağına gelmiş gençlerimizi bilinçlendirmek ve yeni hayatlarına hazırlamak amacıyla evlilik öncesi eğitim programı hazırladık. Bu kapsamda da 2013 yılından bu yana 1 milyonun üzerinde gencimize evlilikte iletişim ve yaşam becerileri, aile hukuku, evlilik ve sağlık konularında eğitimler verdik. Evlilik danışmanlarımız vasıtasıyla da 27 binin üzerinde kişiye hizmet sunduk." açıklamasında bulundu.


Cumhurbaşkanı ERDOĞAN Medyayı Uyardı

Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, "Medya organlarımız, kadın programları adına mahremiyeti ve ailevi değerleri hiçe sayıyorsa orada çok büyük bir sorun var demektir. Bu konuda medya organlarını uyarıyorum. Reyting kaygısıyla televizyon dizilerinde ve sosyal medyada çarpık ilişkiler özendiriliyorsa, şiddet teşvik ediliyorsa devletin attığı adımlar akim kalmaya mahkûmdur." sözleriyle medyayı uyardı.


“5 Bin 440 Ailenin Yanına 6 Bin 664 Çocuğumuz Yerleştirildi”

Kimsesiz çocukların, evlat edindirme, koruyucu aile gibi yöntemlerle sıcak aile yuvalarıyla buluşturulduğunu anlatan Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, son 17 yılda 5 bin 440 ailenin yanına 6 bin 664 çocuğun yerleştirildiğini bildirdi.
Evlat edindirme kapsamında bugüne kadar 17 bine yakın çocuğun aileye kavuşturulduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, çocuğa yönelik ihmal, istismar ve şiddet vakalarında müdahale etmek amacıyla 81 ilde uzman müdahale ekiplerinin oluşturulduğunu aktardı.


“Evlenme Oranında İlk, Boşanma Oranında Sonlarda Yer Alan Ülkelerdeniz

"Aileye Değer Türkiye'ye Değer" ana temasıyla düzenlenen Şûra’da konuşma yapan Bakan Zehra Zümrüt SELÇUK, "OECD ülkeleri ile kıyasladığımızda evlenme oranında ilk ülkeyiz, boşanma oranında ise sonda yer alan ülkelerdeniz. Bu, ülkemiz için göreli bir avantaj. Bu avantajımızı kaybetmeden muhafaza etmek için gençlerimize evlilik kurumunun değerini, önemini daha iyi anlatmalıyız." dedi.


“Türkiye Dünya Aile Haritası Raporu'nda İlk Sıralarda Yer Alıyor”

TÜİK'in 2018 Yaşam Memnuniyeti İstatistiklerinde vatandaşların yüzde 74'ünün kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini aktardığını vurgulayan Bakan SELÇUK, Türkiye'nin aileye güven açısından da Dünya Aile Haritası Raporu'nda yüzde 94'lük oranla ilk sıralarda yer aldığına işaret etti.
Aile kurumu ve meseleleri üzerine mesai harcamanın önemli sorumluluk ve vazife olduğunu vurgulayan Bakan SELÇUK, şunları kaydetti:
"Aile değerlerinde yaşanacak en ufak bir yıpranma ve çözülme, öngörülemediği ve tedbir alınmadığı takdirde toplumun huzur ve barışını hızla tehdit eder noktaya gelebiliyor. Zira aile hem sosyolojik hem ekonomik açıdan toplumu değiştiren ve dönüştüren muazzam bir güce sahip. Bu gücü sağlam ve sağlıklı bir şekilde muhafaza etmek için dünyada genel olarak izlenen politikaları evlilik öncesine odaklı, nüfusa odaklı, aile içi barış, huzur ve mutluluğun tesisine ve devamına odaklı, aile ve iş yaşamı arasında denge kurulmasına odaklı olarak sınıflandırabiliriz."


“Gençlerimize Evlilik Kurumunun Değerini Daha İyi Anlatmalıyız”

Zehra Zümrüt SELÇUK, kadın ve erkek arasında sevgi, saygı, sorumluluk, sadakat ve sabıra dayalı evlilik kurumunun, güçlü aile yapısının temeli olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
"Gençlerimize evlilik kurumunun değerini, önemini daha iyi anlatmalıyız. Aile yapısının sağlıklı ve sağlam olması yalnız kendi üyeleri için değil, çevresi ve toplum için de bir denge ve güven unsuru. Bu bağlamda, ailenin korunması ve güçlendirilmesi hususunda bireylere ve ailelere düşen sorumluluklar kadar, bizler de sosyal devlet olarak görevlerimizin farkındayız. Bakanlık olarak bu konuyu önemsiyor, dinamik nüfus yapımızı korumak için çeşitli uygulamalarla evliliği teşvik ediyoruz. Aile olma yolunda ilerleyen gençlerimize sadece maddi olarak değil, eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle de destek oluyoruz."
Aileyi korumak için aileye ve çocuğa yönelik şiddet ve istismar vakalarını takip edip, gerekli idari ve hukuki mekanizmaları harekete geçirdiklerini belirten Bakan SELÇUK, koruyucu ve önleyici hizmetlerde de aileyi esas alarak sorunların çözüm merkezine aileyi koyduklarını söyledi.


"Hedefimiz, Çalışanı Olmayan Hanenin Kalmaması"

Türkiye'de ailenin en büyük destek mekanizmalarından birisinin de sosyal güvenlik sistemi olduğunu vurgulayan Bakan Selçuk, "Sosyal güvenlik sistemimiz, doğumdan ölüme ve hatta kişinin vefatından sonra da aile üyelerine dayanak olmaya devam ediyor. Ailede annenin, babanın ya da bir evladın çalışmasıyla tüm aileyi sosyal güvence altına alıyor, ücretsiz sağlık hizmeti veriyoruz. Bu doğrultuda hedefimiz, çalışanı olmayan hanenin kalmaması. Çalışabilir durumda olup da hiç çalışan bireyi olmayan hanelere daha yoğun odaklanacağız." dedi.


“Sağlıklı ve Güvenli Yetişmiş Olan Nesillere İhtiyacımız Var”

Bakan SELÇUK, Türkiye'de ortalama hane halkı büyüklüğü 3-4 kişi olan 22,7 milyon hanenin bulunduğuna değinerek, şu bilgileri verdi:
"Hane halklarının yüzde 66'sı çekirdek ailelerden oluşurken, tek kişilik hane halklarının oranı ise yüzde 15 civarında. Cumhurbaşkanımızın ailelerimizi büyütme tavsiyesi çerçevesinde, 2014 yılında 3'e çıkardığımız doğum borçlanma hakkı ile bir yandan aileyi korurken, diğer yandan çocuk sahibi olmayı teşvik ediyoruz. Çocuk sahibi olmayı teşvik amacıyla 2014'te tüp bebek denemesi hakkını da 2'den 3'e çıkardık. Aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi için sağlıklı ve güvenli yetişmiş olan nesillere ihtiyacımız var. Koruyucu ailelik ve evlat edindirme modellerimize ilaveten, ülkemizde sosyoekonomik yönden dezavantajlı 126 bin çocuğumuzun da öncelikle hayatlarını aileleri yanında devam ettirmelerine katkıda bulunmak için sosyal ve ekonomik destek hizmeti sunuyoruz."


"Anne ve Babalara Çok Önemli Görevler Düşmekte"

Türkiye'nin ebeveynleriyle yaşayan çocuklar bakımından OECD ülkeleri içinde birinci sırada yer aldığına işaret eden Bakan SELÇUK, şunları kaydetti:
"Bu nedenle sağlıklı nesiller, güçlü aileler için anne ve babalara çok önemli görevler düşmekte. Çocuklarımız sosyal medya ve dijital teknoloji kullanımı nedeniyle yoğun bir imgesel bombardımana maruz kalıyor. Tüm dünyada çocukları yönlendirerek onları intihara sürüklemeye kadar ileri giden uygulamalar, oyunlar yaygınlaşıyor. Geleceğimizin teminatı, ailelerimizin neşesi olan çocuklarımızı korumak için onları sosyal medyanın ve teknolojinin olumsuz etkilerinin esir almasına müsaade edemeyiz. Bu bağlamda, sosyal medya çalışma grubumuz içerik taraması yaparak gerekli müdahalelerde bulunuyor. Ayrıca aile dostu ve çocuk dostu görsel ve yazılı yayınları artırılmasını teşvik ediyoruz."


“Aile Şûrası’nı Düzenli Olarak Gerçekleştirmeyi Hedefliyoruz”

Aile politikalarının veri odaklı ve kapsayıcı bir bakış açısıyla belirlenmesi, aileye yönelik hizmetlerin de toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yönlendirilmesi için tüm paydaşları buluşturmayı gereklilik olarak görüp, aileye yönelik araştırmalar yaptıklarını belirten Bakan SELÇUK, "Aile şûralarının ilki 30 yıl önce Aile Araştırma Kurumunun kurulmasının akabinde yapılıyor. Bu şûrayı Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde düzenli olarak gerçekleştirmeyi ve uluslararası bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." dedi.
Programın sonunda Cumhurbaşkanı ERDOĞAN ve Bakan SELÇUK, güçlü yapıları ve fedakarlıklarıyla topluma örnek olan Iğdır'da üçü ağır engelli dört çocuğa sahip YURTSEVEN ailesine, Afyonkarahisar'da şehit annesi olan ve iki kardeşin koruyucu aileliğini üstlenen Keziban KOÇ'a, Ankara'da Saray Çocuk Evleri Müdürü Fatma SARIOĞLU'na, Bursa'da engelli ressam Yıldız YILMAZ ve ailesine, Ankara'dan 15 Temmuz'da şehit olan Tevhit AKKAN'ın ailesine, Bolu'da koruyucu aile olan Kadir ve Serpil BAYRAKDAR'a, Ankara'dan TANGUROĞLU ailesine, cezaevlerinde oyun sahneleyen Tiyatrocu Turgay TANÜLKÜ'ye ve Antalya'dan YILMAZ ailesine plaket takdim etti.
Aile fotoğrafının da çekildiği şûraya Milli Eğitim Bakanı Ziya SELÇUK ve Diyanet İşleri Başkanı Ali ERBAŞ da katıldı.